Evvelzaman

özge dünyam…

Archive for Kasım, 2009

Öğretmenler günü hediyesi

Posted by admin under Genel

Öğretmenler günü hediyesi
Yarın , 24 Kasım Öğretmenler Günü..
Her öğrenci kendisini yetiştiren öğretmen(ler)ine hediye almak  ister..Bu sene domuz gribi nedeniyle Türkiye’de bazı illerde öğretmenler günü olan gününün,kurban bayramı ile birleştirilip tatil edilmesi,öğretmenine hediye alamamış öğrencilere bir haftalık fırsat doğurdu:)
Öğretmenime ne alayım diye düşünen öğrencilere bir çok alternatif var..Ben sizlere Otantik bir defter öneriyorum..
Hediyeyi ben de kullanıyorum,her öğretmen bu hediyeye sahip olmak ister..Deftere her yazdığında öğrencisini hatırlayacak olmasıda ayrı bir güzellik:)
Hediye hakkında bilgiyi aşağıda görebilirsiniz..
Şimdiden tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlar,sağlık ve başarılar dilerim..

Share this Post[?]
        

Aşkolsun

Posted by admin under Şiirler

aşkolsun adlı güzel bir şiir buldum.ve hemen seslendirmesini yapıverdim.nasıl bir şey ortaya çıktı merak ediyorsanız:)aşağıya lütfen

Share this Post[?]
        

Yavuz Bülent Bakiler’e ait ÇARESİZ  adlı şiire yapmış olduğum video..

yavuz bülent bakiler çaresiz şiir okuyan exelance..

 

Share this Post[?]
        

Hemoroid (Basur)Tedavisi

Posted by admin under Sağlık

 Bir yakınım  wc ye girip 2 saat çıkmayında ona neden bu kadar uzun süre içeride kaldın diye sormuş ve o da bana bu hastalıktan bahsetmişti..Çok acı çektiği her halinden belli oluyordu..Nerdeyse ağlamaklı idi..Hele de bu durum misafir bir evde cereyan ettiği için ayrı bir mahcubiyet duyuyordu..Çeken bilir derler ya..Aynen o misal..Ben ne kadar hemeroidi ya da halk dilindeki basuru anlatsam nafile..

Hemoroid makat bölgesindeki damarların genişlemesi yani Varisidir.Hemoroid halk arasında hemeroid , hemeroit , hemoroit , homoroid , basur , bağsur , homoroit şeklinde yanlış telafuz edilebilmektedir.
Basur rahatsızlığı kalın bağırsaklardaki toplardamarların şiddetli kabızlık veya şiddetli ishal sonucunda, ayaktan veya belden alınan soğuk dolayısıyla çalışmamaları durumunda oluşan bir rahatsızlık biçimi olarak da tanımlanabilir. Çalışmaz duruma gelen toplardamar yani basur içerisindeki kanın pıhtılaşması sonucu meme biçiminde dışarıya çıkar veya anüsün iç kısmında memeler oluşur.
Tedavisi yok mu?Elbette her hastalık gibi bununda tedavisi var..Tedavi çeşitliği insanı tercih yapmakta zorluyor haliyle..İlaç tedavisinden tutun lazerle tedaviye kadar bir çok seçenek var..Ben burada bu tedavileri anlatacak değilim.Sadece bu acıyı çeken bir dostumun kullandığı tedavi yöntemini paylaşarak bir nebze olsun faydam dokunsun istiyorum.

Destek ve yazının devamını okumak için tıkla

HEMEROİD  TEDAVİSİ

Share this Post[?]
        

Ramazan ayı gelince doğal olarak oruç ile ilgili sorularda soruluyor. …Sorulan sorulardan biriside adetli kadının oruç tutup tutamayacağı  ile ilgili..

Bu soruyu son yıllarda daha sık duyar oldum desem yalan olmaz..Eskiden İlahiyat okuduğum 94 -99 yılları arasındada  bu tip sorulara rastladığımı hatırlamıyorum..

Belkide vardı ama ilgimi çekmediği için bu konuya tabiri caizse fransız kaldım..

Sorunun cevabına  dönecek olursak;Abdülaziz Bayındır Hocamızın konuya verdiği cevabı paylaşıyorum…

“Kur’an Işığında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar” kitabımızda ve www.suleymaniyevakfi.org adlı sitemizde yayımlanan “Âdetli Kadının Orucu ve Namazı” başlıklı yazımızda, adetli kadının oruç tutması gerektiği ama namaz kılamayacağı, delilleriyle ispatlanmıştır. Ancak konunun fıkıhtaki takdim şekli, bazı kesimlerde kafa karışıklığı meydana getirmektedir. Çünkü kitaplarda, adetli ve loğusa olan kadının namaz kılamayacağı ve oruç tutamayacağı, tutamadığı oruçları daha sonra kaza edeceği ama namazları kaza etmeyeceği yolunda icma olduğu ve bunun sahih hadislere dayandığı yazılıdır. Bu sebeple konunun dikkatle incelenmesine ihtiyaç vardır. Aşağıdaki soru ve cevabı bu açıdan önemlidir.

SORU: Âdetli kadının oruç tutamayacağı ve namaz kılamayacağı, tutamadığı orucu daha sonra kaza edeceği ama namazı kaza etmeyeceği konusunda icma olduğu, hem fıkıh mezhepleri hem de geniş bir kitle tarafından kabul edilmekte ve buna şu hadisler delil getirilmektedir:

Hamne binti Cahş, Peygamber (s.a.s)’e, kendisinden çok kan geldiğini, bunun kendisini namaz ve oruçtan alıkoyduğunu söyleyince ona:

“Allah’ın bilgisine uygun olarak (her ay) altı ya da yedi günü âdet kabul et, sonra da temizlendiğine kanaatin geldiğinde gusül al ve yirmi üç ya da yirmi dört gece-gündüz namazı kıl, orucu tut!” buyurmuşlardır.

Muâze, Âişe’ye (r.anha); “Âdetli kadının orucu kaza ettiği hâlde namazı kaza etmemesinin sebebi nedir?” diye sorunca bana dedi ki: “Sen Hârîcî misin yoksa?”

“Ben Hârîcî değilim, ancak soru soruyorum” dedim. Aişe şöyle dedi: “Biz Resûlullah (s.a.s) dönemindeyken bu hâl geldiğinde biriyle emrolunur, diğeriyle emrolunmazdık. Resûlullah, orucun kazasını emreder, namazın kazasını emretmezdi.”

İmam Nevevi, İbn Hazm, İbn Rüşd ve İbrahim Halebî, âdetli kadının oruç tutmasının haram olduğunu, bu konuda ümmetten farklı görüş bildiren bir müctehidin çıkmadığını haber vermişlerdir.

İmam Nevevî der ki: Her kim; “Bu rivayet orucun haramlığına delil değildir, onda sadece orucu açmaya cevaz vardır. Âdetliye oruç, yolcuya olduğu gibi caizdir, haram değildir vs. derse ona şöyle cevap verilir: Sahabe kadınlarının ibâdet konusundaki içtihatları sabit olduğu gibi ibâdete olan düşkünlükleri de bilinir. Eğer oruç caiz olsaydı onlardan bazıları bunu muhakkak yerine getirirdi.”

Bu hadislere ve oluşan icma aykırı bir tutum sergilemenizin sebebi nedir?

CEVAP: Adetli kadının oruç tutacağını ama namaz kılamayacağını söylerken Kur’an’a ve onun uygulaması olan sahih hadislere dayandığımızı yukarıdaki yazımızda belirtmiştik. İcma da buna göre oluşmuştur. Ancak tarih içinde kaza (قضى) kelimesine verilen farklı anlam, yanlış ciddi yanılgılara yol açmıştır. Nitekim talak, iftidâ (kadının evliliğe son verme hakkı), küçüklerin evlendirilmesi, recim vs. gibi birçok konuda benzeri yanılgılar vardır.

Önce ilgili hadislere sonra oluşan icmaa bakalım, en sonunda da yanılgının ana sebebini anlatalım.devamı için tıklayınız.

Adetli Kadın Oruç Tutar mı?

Share this Post[?]
        

Kolesterol ve Çözüm

Posted by admin under Sağlık

Kolesterol bir çok insanın sorunu..Kolesterolün çözümü konusunda melitoskalbim sizlere bu sorunu çözmek için bitkisel çay üretti.Kolesterol çözümü birçok bitkisel özlerin toplanarak kurutuldukdan sonra çay haline getirilmesi ile şimdi artık daha kolay.

Sanayileşen dünyamızda aynı hızla yaşamımızda kısıtlanmaktadır. Teknoloji geliştiği sürece insan hayatı da kısıtlamalara gidilmektedir. Yoğun stres sıkıntı sanayiinin çevreye verdiği zararlar ve günlük beslenmemizde aldığımız risklerde bunların başında gelmektedir. Doğal beslenme günümüzde yeniden önem kazanmakla beraber çevreye de ister istemez zarar vermektedir. Sanayiinin yaydığı atmosfer bilinçsiz tarımcılık ve en önemlisi doğadan faydalanırken bilerek veya bilmeyerek doğaya acımasızca davranmak aslında doğaya değil kendimize yaptığımız bir zaradır. Melitos kalbim olarak bütün bunları göz önünde bulundurarak doğaya saygılı ancak doğadan da bilinçli olarak faydalanmayı ve insanlarımıza sağlık sunmayı amaçladık. Melitos kalbim sanayiden oldukça uzak doğuda iklimine uygun olarak doğal şartlarda yetiştirilmektedir. Hiçbir şekilde kimyasal gübre ve azot almamış tarlalarda yetiştirilmektedir. Toplanması belli saatlerde özel koşullarda yapılmaktadır. Melitos kalbim tamamen Tarım ve köy işleri bakanlığının verdiği belgelerle üretim yapmaktadır. İçeriğinde kesinlikle Medikal bir madde yoktur %100 Natüreldir.

Kolesterol ve Çözüm

Share this Post[?]
        

 

Kuran okumak (dokunmak)için abdest alınmalı mı?

Mustafa İslamoğlu’nun belirttiği gibi  bu  “soru değil, bu bir “sorun!” Hem de çok ciddi ve adı: “Dini anlama sorunu.”

Yazar yazının devamında; ”Ben bu zamana kadar ne Kur’an’dan, ne Rasulullah’tan, ne sahabeden ve ne de müctehid imamlardan Kur’an okurken abdestin farz olduğuna dair ‘sahih’ bir şey okumadım, duymadım. Bir şeye “farzdır” demek, helâl ve haram koyma yetkisine girer. Helâl ve haram koyma yetkisinin ise kime verildiği bellidir. Burada “farz olduğu” söylenen bir hüküm olduğuna göre, o hükmü farz kılan delili muhkem ve mütevatir nasslarda bulmamız gerekir. Kur’an’da abdestin sadece namaz için emredildiğini görüyoruz. Bu konuda, çok yaygın bir yanlış anlamaya alet edilen bir ayet vardır: “Ona temiz olanlardan başkası dokunamaz.” (56.79) Birazcık Arapçadan, ilimden, Kur’an’dan, tefsirden nasibi olan kimsenin bu ayetteki “o” zamirinin bir önceki ayetteki “gizli kitab”a gittiğini bilir, bir. Bu ayet Mekke’de, Abdest’in geçtiği tek Kur’an ayeti (5.6) ise Medine’de inmiştir, iki. Ayetteki “dokunmasın” şeklinde yanlış algılanan “la yemessuhu” ibaresi “inşai” değil “ihbari”dir ve “dokunamaz” demektir; oysa ki Kur’an’a münkiri de müşriki de dokunur, üç…” diyor..

Abdestli okumak elbette güzel bir haslettir, ama, birilerinin bunu İslam’ın emri diye dikte ettirmeleri bir sorun teşkil ediyor..Kuran abdest almadan da ellenebilir,okunabilir.

Konuyla ilgili Mustafa İslamoğlu’nun yazısını tahlil ederek okursanız neden böyle düşündüğümü anlamış olursunuz..

Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın..Rabbim vahyi doğru anlamayı nasip etsin..

Mustafa İslamoğlun’nun , Kuran abdestsiz ellenebilir mi ? sorusuna verdiği cevap..Okumak için tıklayın.

Share this Post[?]
        

Kıyamet ne zaman kopacak?

Her insan bu sorunun cevaını merak eder.Peygamberler döneminde de sorulmuş bu soru..Sorulmaya devam ediyor..

Sıkı durun kıyametin tarihini açıklıyorum,daha doğrusu Adnan Oktar açıklıyor.Kıyametin tarihi. 2120…

Adnan Oktar Allah’tan başka hiç kimsenin, peygamberinin dahi bilmediği bir bilgiyi Kıyametin kopma tarihini 2120 olarak açıklamış.

Peki Kıyametin tarihi önceden bilinebilir mi?

Kesinlikle Hayır..

Kur’an açık biçimde bu bilginin Allah’a ait olduğunu, kimsenin önceden bu bilgiye sahip olmadığını bildiriyor.

Ahzap Suresi 63. ayet bakın ne diyor:”İnsanlar, sana kıyametin saatini sorarlar, De ki: ‘O’nun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır.’ Ne bilirsin, belki kıyamet saati pek yakında olabilir. ”

“Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır” (Lokman 34)

Şimdi…

Peki nasıl olurda insanlardan bir insan olan Adnan Oktar hoca bu konuda bir tarih verebilir?

Adnan Oktar’ın Said Nursi’nin eserlerinden faydalandığını biliyoruz.Acaba bu görüşünün dayanak noktasını  ondan mı aldı diye araştrıdğımda karşıma şu sonuç çıktı:Evet.

Said Nursi’ye göre kıyamet 2120 yılında kopacak.

Said Nursi, dünyanın yaşının 7000 sene olduğunu yazar. Hatta bunu ayet sayısı ile ilişkilendirir. 6236 ayet sayısı Said Nursi’ye göre 6666’dır. 7000 seneden fetret devri çıkarıldığında 6666 sene kalırmış.

Said Nursi’ye göre, Risale-i Nur’un hizmeti hicri 1542’ye kadar sürecek, 1545’de ise kıyamet kopacaktır.  (Kastamonu Lahikası sa.33)

Said Nursi’de elbette bu görüşü savunurken müteşabih ayetlerden ve hadislerden yararlanmıştır elbette.Kendi düşüncesine görede açıklamıştır…konu..Onuda başka bir zaman değerlendiririm inşallah.

Ama Peygamberimizin hayatını incelediğimizde peygamberimiz bu gaybi konuda kendisine sorular soran ashabına bu bilginin insan için çok önemli olmadığını anlatmak için    “İnsan ölünce kıyameti kopmuş olur.” demiştir.Ne kadar özlü bir cevap.

İnsanın tıpkı ne zaman öleceğini bilmemesi gibi böyle bir bilgiye sahip olmaması da ayrıca rahmettir.

Ne zaman öleceğini bilseydi insan, hayatı nasıl bir azaba dönüşürdü düşünemiyorum bile. Benim 10 yıl ömrüm kaldı.İstediğim günaha dalar, ölmeden önce tövbemi eder Allah’tan af dilerdim gibi düşüncelere  dalmaz mıydı insan?Ve öyle bir dünyayı hayal edin..Çok şükür ki bu bilgiler gayb bilgileri ve bilemiyoruz..

Aynı şekilde kıyametin tarihini bilmek, kıyamete yakın zamanlarda yaşayan insanlar için de büyük zulüm olurdu.

Ama insanların kıyamet alametlerini konuşmasında elbette bir sakınca yok. Ama şu tarihte kıyamet kppacak demek İslami anlayışıma ters geliyor..

Bütün ilahi dinler kıyametten haber veriyor.

Bütün inançlar dünyanın bir sonu olduğu konusunda hemfikir.

Bilim de dünyanın bir şekilde fesada uğrayacağı, bir zaman sonra sonunun geleceğini öngörüyor.

Evet, gelecek de bir gün gelecek, kıyamet de. Ama bunun ne zaman olacağını bilmenin bize hiçbir faydası yok!

Kıyamet ne zaman kopacak?

Kıyamet 2120 de Kopacak(mış)!

Share this Post[?]
        

Kutsal Gizemler-Altın Oran 1,618

  

Kutsal Gizemler-Altın Oran 1,618

 LAH HER ŞEY İÇ BİR ÖLÇÜ KILMIŞTIR” (TALAK SURESİ 3)

İtalyan Matematikçi  “Fibonacci”, Ortaçağ’ın en etkili matematikçisi olarak bilinir. Fibonacci’nin bulduğu sayı dizisi, kendi adı olan Fibonacci sayıları olarak anılmaktadır. Bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır.

Fibonacci dizisi  0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, … şeklinde ilerlemektedir.

Dizideki sayıları bir öncekine böldüğünüzde, birbirine çok yakın sayılar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı “altın oran” olarak adlandırılan 1,618′dir.

233   / 144      = 1,618
377   / 233      = 1,618
610   / 377      = 1,618
987   / 610      = 1,618
1597 / 987     = 1,618
2584 / 1597   = 1,618

Bu oran Allah’ın bir mucizesi olarak, doğadaki birçok varlıkta gözlenebilir. Hücrelerimizin içindeki DNA sarmalından, uzaydaki galaksilerin şekillerine kadar altın oranı bulmak mümkündür. Aşağıdaki videoda Kabe ile ilgili hazırlanmış bilgilere şahit olacaksınız.

Kabe’de Altın Oran var mı?Varsa ne şekilde var ?Bu soruların cevabını gein beraber görelim..

Altın Oran da Allah’ın dış alemde bizler için var ettiği yaratılış delillerinden biridir.

 

Share this Post[?]
        

Yazıklar olsun Turkcell..

Posted by admin under Gündem

Merhaba arkadaşlar.
Haziran ayı içinde 2 Avea’da olan hattımı Turkcell’e taşıdım.
Taşımak için çok ince eleyip sık dokudum.
Avea’dan Turkcell’e hattımı taşımamın sebepleri;

Turkcellin yeni tarifesi olan her yöne 1200dk Bizbize Kamu tarifesiydi.
2011 yılına kadar herhangi kalıcı bir tarife olduğu, herhangi bir değişiklik yapılmayacağını tahahüt ediyorlardı.
1200 dakikayı aşımdan sonra sabit 35TL üzerine her dakika için 24 Kr ödeyecektik.
1200 dakikayla ilgili kullanım süresini Turkcell’e mesaj atarak öğrenebiliyorduk.(Fakat son 48 saati bize bildirmiyorlardı. Bildirmiyorlardı diyorum çünkü bildirme imkanları var.)

Zaman içinde bu BizBize Kamu 1200 dk 35TL tarifesinin satışını durdurdu ve yerine 45TL olan 1500dk tarifesini koydular. Yaklaşık Temmuz aylarındaydı. Her ne hikmetse olaylar bu yeni tarifenin çıkmasıyla başladı.

Öncelikle ardı arkası bitmeyen bu 1500dk’lık tarifeyi satmak için gelen mesajlar. Sadece 10TL daha fazla ödeyin 45TL’ye Turkcell’e daha fazla konuşun. Sadece 10TL daha fazla vererek daha fazla konuşmak için yok şu numaraya cevap mesajı yazın vs vs.

Baktılar mesajlara tepki vermiyoruz. Müşteri hizmetleri aradı beni. Efendim sizi 1500dk’lık olan tarifeye geçirelim. 10TL ye 5 saat daha fazla konuşun vs vs. şekilde beni ikna etmeye çalışıyordu.

Halbuki ben ayda en fazla 500-600dk konuşuyordum. 500-600 dakikalık sürelerede zorlaya zorlaya çıkabiliyordum. Neden 10 TL daha fazla ödeyip 5 saat daha fazla konuşayım ki. Zaten her ay 35TL karşılığında 20 saat kadar bir konuşma süresi veriyorsunuz ve ben bu 20 saatlik konuşma süresinin 10 saatini ancak harcayabiliyorum. Neden daha fazla para ödeyerek tarifemi değiştireyim ki.

Olan olay son fatura ile oldu. Hatlarımdan birinin faturası 25TL fazla geldi. Halbuki biz 1200dk’lık süreyi aşmadık, eminiz. daha en az 300-400dk vardı. Bunun için telefonunum daki zaman sayaçlarını takip ediyorum.

Müşteri hizmetlerini aradığımızda 21 dakikalık bir önceki aydan süre aşımımız varmış ondan 25 TL fazla gelmiş. 21 dakikalık konuşmanın dakikası 1TL olsa en fazla 21TL gelir ki daha Türkiyede dakisını 1TL olan bir ücretlendirme yok.

Ayrıntıya bakalım dedim, onuda parayla satıyorlar, sanki ben görüşmelerimle ilgili kayıtları tutuyorum. Tabiki siz bir itiraz olduğunda ayrıntıya bakmalısınız, ve bu itiraz sonucunda resmi olarak bu ayrıntıyı bize bildirmelisiniz. Sanki çok zor bu ayrıntıyı Turkcell online web sitesinden göstermek. Sanki çok bir maliyeti varda, müşterilerinden para talep ediyorsunuz.

Baktılar kimse değiştirmiyor, Turkcell şu anda zorla değiştirme politikaları uyguluyor. Önce 1200 dk dan sonraki süre aşımındaki dakikalık 24Kr’luk ücretlendirmeyi 60Kr’şa çıkardı.

Şimdi de bize sormadan süreyi 1500 dk çıkarmış. Bu 1500 dakikayıda Turkcell’den Turkcell’e 500dk, diğer GSM’lere 500dk ve sabit hatlara 500dk olacak şekilde sınırlandırmışlar. Sanki verdikleri tarife her yöne sınırsızda bizde bu tarifeyi suistimal ediyoruz. Yok böyle birşey.

Şimdi de konuşma sürelerimizi öğrenemiyoruz. Mesaj attığımız da teknik bir sorun dolayısıyla bir sonraki fatura kesimine kadar, bilgi veremiyoruz diyorlar.

Ne şimdi ben bayramda süreyi aşıp aşmama kaygısıyla kimseyi arayamayacakmıyım.

Arkadaşlar sizlere tavsiye, bu hattımı başka gsm operatörünede taşısam, bu tür uygulamalara maruz kalmayacaksınız diye birşey yok. Diğe operatörlerlede aynı durumları yaşabilirsiniz.

Sizlere tavsiyem hattınızı taşırken veya bir tarife seçerken imzalayacağınız sözleşmeyi iyi okumanız, anlamadığınız yerleri bir bilene danışmanız.

Artık kurum ve kuruluşlara inancım kalmadı. Bankalar neyse, Gsm operatörleri o.

Yazıklar olsun Turkcell..

Share this Post[?]